ANASAYFA POPÜLER E-KİTAPLAR YENİ E-KİTAPLAR YAYINCILAR KATEGORİLER

Genç - Sayı 141

Kolektif Erkam Yayınları


5,00 TL

Satın al

Bu e-kitap için kiralama seçeneği mevcut değil.


Okuyabileceğiniz formatlar

PDF formatı
Okuyabileceğiniz platformlar


Künye


Ürün Kodu
2071234623158

ISBN
-

ISBN (Basılı Kitap)
-

Yayınlanma Tarihi
2018-06

Sayfa Sayısı
73

Dergi
Genç (2018-06) #141

Dil
Türkçe

Kategoriler
DİN / İslam / Genel

Kitap Hakkında

Bundan birkaç ay önce, bir yandan sesli sesli Kur’ân’ın Arapçasını dinliyor, diğer yandan da
içimden eş zamanlı bir şekilde mealini okuyordum. O sırada karşımda oturan anneme sevinçle
şöyle dedim:
“Biliyor musun anne, hamdolsun büyük ölçüde Kur’ân’daki ayetlerin Türkçe manasını anlayabiliyorum artık.”
Bu sözüm üzerine tebessüm etti annem ve rahmetli babamla ilgili şöyle bir hatıra aktardı:
“Baban da Arapça’yı öğrenmeyi çok isterdi, hayali Kur’ân okuduğunda manasını anlamaktı,
ara ara buna eseflenirdi, en büyük üzüntülerinden biri buydu hayatında, bu eksiklikten dolayı
kendisini kınardı zaman zaman.”
Böyle şahsî bir hatırayla başlama sebebim içimdeki Arapça muhabbetini, coşkusunu nasıl
ifade edeceğimi bilmediğimden ve kendi Arapça yolculuğumun genç arkadaşlarıma da ilham
verebileceğine inancımdandır. Söylemek istediklerimi maddeler hâlinde sıralamak isterim:
* Çocukluğumdan beri, kutsal kitabımı anlayamazsam “içime dert olur” diye düşünüyorum
ve bu uğurda gayret içindeyim. Bunu hayatımın “olmazsa olmazı” olarak görüyorum ve son
nefesime kadar bu uğurda gayret etmeye niyetliyim.
* İmam Hatip mezunu değilim, İlahiyat da okumadım. Lakin Kur’ân’ı anlama ya da Arapça’ya
vâkıf olma konusunda hiçbir ümitsizlik meydana getirmedi bu durum bende. Neden?
Çünkü bir Müslüman olarak bu konuyu halletmem gerektiğine hep inandım, karınca kararınca
yol almayı elden hiç bırakmadım.
* Yaklaşık on beş senedir, Kur’ân’ın Arapçasını dinlerken eş zamanlı bir şekilde mealini takip
ediyorum. İlahî kelamın aslını dinlemek içimi genişletiyor, mealini okumak kalbimi coşturuyor.
Bu tarzda eş zamanlı “dinleme-okuma” sayesinde, büyük oranda manalara vâkıf oldum,
Kur’ân’ı anlama yolunda ilk heyecanlı adımları attım.
* Camide ya da herhangi bir mecliste, okunan Kur’ân ayetlerinin ne manaya geldiğini hissettikçe
aşkım çoğaldı, tarifsiz bir duygu yaşadım, bunu mutlaka ilerletmeliyim düşüncesi hâsıl
oldu.
* Güzel bir baht eseri olarak, yaklaşık iki sene boyunca pratik Arapça konusunda özel dersler
almak nasip oldu, bazen haftada bir, bazen iki haftada bir dört-beş kişi toplandık, sabırla
derslere devam ettik. Bu zaman zarfında “dünya uzaya çıktı, geleceğin dili İngilizce, ne işine
yarayacak Arapça” diyenlere hiç aldırış etmedim, niyetimi bozmadım, gayretle yürüdüm.
* Kendi tecrübemde hayati rol oynadığına inandığım bir husus var: Hürmet! İki sene boyunca,
aldığımız özel derslerde hocamıza hürmeti düstur edindim, onun ağzından çıkan cümleleri
büyük bir aşkla, ilgiyle takip ettim, hocamıza hizmeti şeref bildim. Çünkü en başından
beri hep şöyle düşündüm: “Bu hoca vesilesiyle Allah’ın kelamını anlayacağım, inanılmaz bir
şey bu, aman dikkat edeyim hâlime, aman hürmeti, sevgiyi, inceliği elden bırakmayayım.” Gerçekten
de o hürmet Arapça’yı anlama konusunda büyük bereketlere vesile oldu, bunu bir
şükür vesilesi olarak paylaşmak isterim.
* Kendi Arapça yolculuğum devam ediyor, çünkü “çok seviyorum” ve derinleşmeyi arzuluyorum.
Suriyeli kardeş ailemiz vesilesiyle saha pratiğini sürdürüyorum, cahil cesareti de sayabileceğimiz
şekilde, bu ailemizle konferanslara gidiyor ve tercümeler yapıyorum. Derslere ilk
başladığım günlerde rüyamda bile Arapça konuşuyordum, o rüyalar bugünleri müjdeliyordu
adeta. Evet, sevgisiz olmaz, aşksız yürünmez, öyle seveceğiz ki rüyamızda Arapça konuşacağız,
başka yol yok.
***
Bu sayımız Arapça’ya nereden başlayalım, nasıl başlayalım diye düşünenler için dilerim
yola düşürücü, adım attırıcı bir vesile olur. Rahmetli babam çok isterdi lakin ömrü yetmedi,
muhtemelen hep ertelediği için muvaffak olamadı. Hepimizin yarını da meçhul, ertelemeyelim,
dert edinelim, aşka düşelim ve adım atalım. Büyük berekete, güzelliğe ereceğiz, bundan
şüpheniz olmasın.
***
Ramazan ayının içindeyiz, ne büyük lütûf, hamdolsun Allah’a. GENÇ iftarlar vesilesiyle
gönlümüz şenlendi, heyecan tazelemiş olduk. Dileriz Ramazan’da hissettiğimiz güzellikler bütün
senemize yayılır.
Kısmet olursa GENÇ Gönüllüler seferde olacak. Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam
Ordusu’nun Bakü’ye girişinin 100. Yılında, Genç Gönüllüler olarak, Kafkas İslam Ordusu’nun
izini süreceğiz, önce Gürcistan’a, sonra da Azerbaycan’a gideceğiz. Şimdiden hayırlara vesile
olmasını dileriz.
GENÇ Prodüksiyon ekibimiz nitelikli video içerikler sunmaya devam ediyor. Mehmet Lütfi
Arslan, Taha Kılınç, Adem Özköse ve Mehmet Dinç’le yapılan güzel çekimleri kanalımızdan
takip edebilirsiniz.
Şimdiden Ramazan Bayramınızı tebrik ederiz.
Temmuz sayımızda görüşmek üzere.