ANASAYFA POPÜLER E-KİTAPLAR YENİ E-KİTAPLAR YAYINCILAR KATEGORİLER

Genç - Sayı 163

Kolektif Erkam Yayınları


6,00 TL

Satın al

Bu e-kitap için kiralama seçeneği mevcut değil.


Okuyabileceğiniz formatlar

PDF formatı
Okuyabileceğiniz platformlar


Künye


Ürün Kodu
2071234634567

ISBN
-

ISBN (Basılı Kitap)
-

Yayınlanma Tarihi
2020-04-01

Sayfa Sayısı
76

Dergi
Genç (2020-04-01) #163

Dil
Türkçe

Kategoriler
DİN / İslam / Genel

Kitap Hakkında

Sen Bize Girişimciliğin Yolunu Göster

​İslam’ın ilk yıllarında, Mekke’den Medine’ye göç gerçekleştikten sonra, Peygamber Efendimiz Mekkeliler (muhacir) ile Medinelileri (ensar) birbirlerine kardeş tayin etmişti. Tarihin gördüğü eşsiz bir tabloydu bu, çünkü ensar adeta fazilette yarışmak için kolları sıvamış, üzerlerine düşen sorumlulukları büyük bir aşk ve şevkle yapmıştı. Bu doğrultuda, ensardan kimi sahabiler mal beyanında bulunmuş, bütün varlıklarını ortaya koymuş ve muhacir kardeşleri ile eşit olarak bölüşmek üzere irade beyan etmişti. Gösterilen bu cömertlik ve fedakârlık karşısında ise, muhacirler büyük bir istiğna sergilemiş, “malınız ve mülkünüz size mübarek olsun, bize çarşının yolunu gösterin, yeter” diyebilme olgunluğu göstermiştir.

​Nitekim, çarşının yolunu soran, İslam’a ilk girenlerin beşincisi olan Abdurrahman bin Avf (ra), doğruca çarşıya gidip ticarete başlayarak epey bir miktar kazanç elde ederek dönmüş, çok geçmeden de öylesine zengin olmuştu ki, bir defada 700 deveyi yükleriyle birlikte Allah yolunda bağışlayacak dereceye gelmişti.

​Doğrusu pek manidar ve ilham verici bir manzara bu.

​Hayal edin; Mekke’de onca zulüm görülmüş, sıkıntılar yaşanmış, işkenceler çekilmiş. Muhacirler her şeylerini geride bırakarak, acıyı yudumlayarak yeni bir diyara gelmişler, yarınların ne getireceği henüz bilinmiyor. Medine’nin zenginleri “biz sizinleyiz, malımız ve mülkümüz hizmetinize âmade” teklifinde bulunuyor. Böylesi hassas ve yorgun düşülen bir dönemde, insan sevinip derin bir “ohh” çekebilir, kendini rahata salabilir, “hele birkaç ay dediğiniz gibi yapalım, sonrası Allah kerim” diyebilir. Lakin Abdurrahman bin Avf (ra) müteşebbisliğin destansı kahramanı gibi, gayretin ve azmin safında duruyor, kendisine sunulan teklifleri kabul etmiyor. Tek isteği var, o da çarşının yolunun gösterilmesi..

​Çünkü biliyor ki çarşının yolu riske açılan bir kapıdır; risk onun olmazsa olmazı.

​Çünkü biliyor ki çarşının yolu katma değer oluşturmanın diğer adıdır; hazıra konmamak, üretmek ve insanlara faydalı olmak onun ahlakı.

​Çünkü biliyor ki çarşının yolu kişiliğini ve kimliğini diri tutacak vesiledir; Müslümanların izzetli olması en büyük hayallerinden biri.

​Çünkü biliyor ki yük olmak kolay, yük almak zordur; o kimseye yük olmayı tercih etmiyor, tam tersine yük alan öncülerden biri olmayı başarıyor.

​Bugünün gençleri olarak kendisinden alacağımız pek çok ders var.

​Muhtemelen, şu an yaşasaydı ve benzer bir imtihanla karşı karşıya kalsaydı, günümüzün çarşısı sayabileceğimiz “girişimciliğin” yolunu soracaktı, bitmek bilmeyen bir aşk ve azim ile koşturacaktı, yeryüzünde tüm Müslümanlara ilham olacak işlere girişecekti.

​Bu sayımızı, yerinde duramayanlar, icat çıkarmak isteyenler ve kabına sığmayanlar için özel olarak hazırladık. Özellikle girişimciliğe merak salanlar, kendi işini kurmak isteyenler, katma değer oluşturacak açılımlar yapmayı dileyenler için, esaslı bir müteşebbislik çağrısı olsun istedik.

​Birçok gencin gelecek kaygısı taşıdığı, kendisini ümitsizliğe kaptırdığı, diğer yandan da iş beğenmediği, rahatı tercih ettiği, memuriyeti en yüce hedef olarak gördüğü bir dönemde, risk alan, ticarete atılan, iş kuran, girişimcilik yapan, yenilikçi ortaklıklar ve farklı icatlar/açılımlar peşinde olan insanların gençlere ilham olabileceğine, cesaret vereceğine inanıyoruz. Hazırladığımız dosya vesilesiyle, kendi işini kurmuş, risk alıp denemeler yapmış, girişimci ruhlu gençlerle tanıştırmak isteriz sizleri. Nasıl başardılar, ne gibi yollardan yürüdüler, neler hayal ettiler, paylaşmak isteriz.

​Harekete geçmenize, umudunuzu büyütmenize, risk alıp yeni icatlar çıkarmanıza ve kendinizi aşmanıza vesile olursak, ne mutlu bize...

Ayrıca, Ramazan’ın gölgesi üzerimize düştü. Gönlümüz şen, kalbimiz pırpır. İnşallah sağlıkla, afiyetle, huzurla kavuşmak nasip olur. Şimdiden mübarek olsun.

Mayıs ayında görüşmek üzere.

​Muhabbetle.

Süleyman Ragıp Yazıcılar