ANASAYFA POPÜLER E-KİTAPLAR YENİ E-KİTAPLAR YAYINCILAR KATEGORİLER

Şebnem - Sayı 197

Kolektif Erkam Yayınları


3,00 TL

Satın al

Bu e-kitap için kiralama seçeneği mevcut değil.


Okuyabileceğiniz formatlar

PDF formatı
Okuyabileceğiniz platformlar


Künye


Ürün Kodu
2071234649172

ISBN
-

ISBN (Basılı Kitap)
-

Yayınlanma Tarihi
2021-07

Sayfa Sayısı
41

Dergi
Şebnem (2021-07) #197

Dil
Türkçe

Kategoriler
DİN / İslam / Genel

Kitap Hakkında

İnsan, büyük bir muammâ… Sır küpü… Bir yönüyle ötelerin ötesinden haberler veren, sırlar taşıyan, nice üstünlük ve kemal sıfatlarına sahip kıymetli bir varlık… Bir yönüyle en sefil, en bayağı, en gaddar, en acınası, en nefret edilesi vicdansızlıkların merkezi…

Hepsi insan… Dünyada akla hayale gelmeyen şenaatleri işleyenler de meleklerle yarışacak ulvîlik ve kemâle erenler de… Kendi annesine-babasına, kızına-çocuğuna saldıran, döven, öldüren de insan; bir karıncayı yerinden ettim diye tekrar konakladığı yere gidip onu buraya bırakan da… Hangi insan tipi, hangi medeniyetin mahsulü… Hangi insan tipi, hangi inanç, ahlak, kültür ve düşüncenin mahsulü… Biz hangi “insanlar”ı daha çok seviyoruz ve hangi “insanlar” çoğalırsa dünya rahata erer?

Aslında bütün soruların cevabı belli ve “net”! Ama bu bir bedel istiyor; iyi olmak, iyi kalmak, bir ömür boyu sürece bir emek istiyor, gayret ve fedakârlık istiyor. İyiliği seçmek; akıl, irade, ilim, irfan, hikmet ve kararlılık istiyor. İyiliği seçmek; kalbin tasfiye ve takviyesini, nefsin tezkiyesini istiyor. Taş olmak kolay; ama pırlanta, elmas, cevher olmak; çilelere göğüs germeyi, üzerinde mâhir ellerin çalışmasını kabullenmeyi gerektiriyor.

Cenâb-ı Hak, “er-Rab”, “Rabbü’l-âlemîn”… Âlemleri ve insanı her an görüp gözetiyor, terbiye ediyor, kemale erdiriyor. Rabb’e teslim olan, O’nun emir ve yasaklarına, Kitap ve Peygamberlerine boyun büken, “kul” oluyor. “Abdullah”, “Allâh’ın kulu” oluyor. Bu kulluğundaki kemal nisbetinde “mükerrem” oluyor. Aksi hâlde hayvandan aşağı bir derekeye savruluyor.

İnsanlığın macerası, Hazret-i Âdem -aleyhisselâm- ile Cennet’te başladı. O, kendisine çizilen sınırlar içinde kalmadı ve yasak elmaya uzandı. Bunun üzerine selâm yurdu olan Cennet’ten çile mekânı olan dünyaya indirildi. Bu kıssa, aslında insanın kendisini tanımasıyla ilgili nice ibretle dolu… Her an dönüp dönüp tekrar bakılsa, kendimize, dünyaya, insanlığa dair muhakkak bir şeyler bulmak mümkün…

Meselâ her insan tertemiz fıtratıyla bir Cennet içre dünyaya geliyor. Ancak dışarıda onu davet eden şeyler var; bu huzur ortamını terk etmesini isteyen… İçinde kıpır kıpır bir merak ve meyil var. Bunları zapt eden, temiz fıtratını kirletmeden, Cennet’te kalarak, dünya hayatını tamamlayan yok denecek kadar az. Hepimiz az-çok elimizi yasak meyvelere uzatıyoruz. Rabbimiz, bizi böyle yaratmış. İçimizde fırtınalar, dışımızda kasırgalar… Ama bütün bunlara rağmen gemimizi sağ salim, sahil-i selâmete eriştirmemiz isteniyor. İnsanlar genelde neticeye bakıyorlar. Ancak Rabbimiz, merhameti îcabı, insanın bu yolculuk esnasında karşılaştığı fırtınaları ve onlara mukabelesini de hesaba katıyor. O bizden sefer istiyor, gayret ve fedakârlık istiyor. Zafer ve nihâî netice değil!..

Elbette bütün maksadımız, hedefimiz Hakk’ın rızasını kazanmak… Bu uğurda gereken her şeyi yapmak… Ama birçok kez yaptıklarımızın neticesini bu dünyada göremiyoruz.

İşte bir kurban mevsimi daha geldi. Mal ve canımızı Allâh’ın emrine teslim etmek… Kulluğumuzu, acziyetimizi hissetmek ve Rabbimizin kemâlini, azametini fark etmek… Lebbeyk yâ Rabbi! Geldik huzuruna, kabul et, bu mücrim kullarını da…

Vefatının 22. sene-i devriyesini idrâk ettiğimiz merhum Mûsâ Topbaş Efendimiz’e de Cenâb-ı Hak’tan rahmet, mağfiret, Cennet ve Cemâl’ine mazhariyet niyaz ediyoruz. Rabbimiz, onu da bizi de Peygamber Efendimizin Cennet komşusu eylesin. Âmin.