ANASAYFA POPÜLER E-KİTAPLAR YENİ E-KİTAPLAR YAYINCILAR KATEGORİLER

Eşitsizliğin Kökeni

Jean-Jacques Rousseau İdea Yayınevi


5,50 TL

Satın al

Bu e-kitap için kiralama seçeneği mevcut değil.


Okuyabileceğiniz formatlar

Okuyabileceğiniz platformlar


Katkıda Bulunanlar


Çevirmen
Aziz Yardımlı

Künye


Ürün Kodu
2071234547317

ISBN
9789753971270

ISBN (Basılı Kitap)
9772146122007

Yayınlanma Tarihi
2015

Sayfa Sayısı
128

Dil
Türkçe

Orijinal Başlık
Discours sur l’origine et les fondements de l’inégalité parmi les hommes

Orijinal Dil
français

Kategoriler
FELSEFE / Etik & Ahlak Felsefesi

Kitap Hakkında

Discours sur l’inégalité 1755 Haziranında yayımlandı ve yazarın Sanatlar ve Bilimler Üzerine Söylem ve onu izleyen tartışma ile kazandığı ününü doğruladı. İlk Söylem gibi Dijon Akademisi tarafından teklif edilen (1754) ödül için yazıldı. Ama bu kez ödül bir başkasına, Abbé Talbert’e verildi. Rousseau böyle bir sonucu bekleiğini “Akademiler bu tür parçalar için ödüller sunmaz” sözleriyle belirtir (Confessions, Liv. VIII.; OEuvres, VIII. s. 277). Rousseau sunumunda sorunun ikinci yarısını büyük ölçüde gözardı eder, çünkü ‘doğal yasa’ düşüncesinin bütününe karşı ikircimli bir tutum gösterir. Bir doğal yasa olduğunu yadsımaz ve zaman zaman kendisi ona başvurur. Gene de Önsöz’de ve ayrıca Toplumsal Sözleşme’ninsilinen ikinci bölümünde belirttiği nedenlerden ötürü on yedinci ve on sekizinci yüzyılların ‘doğal yasa’ kuramcılarının onu tanımlama ve belirleme girişimleri konusunda çok kuşkuludur. ‘Doğal yasa’nın ‘doğa durumu’ndaki insan tarafından bilinebileceği konusunda ise daha da kuşkuludur.
Rousseau’nun insanı ussal bir varlık olarak görmesi onu insanı ve kültürlerini yalnızca türlüleşebilir olarak değil ama gelişebilir ve eksiksizleşebilir olarak görmeye götürür. İnsanın “doğa durumu” diye birşey yoktur, ya da “doğa durumundaki” insan salt bir hayvandır. Ama homo sapiens Doğadan daha çoğudur, Tindir, gelişebilirdir, ve insan için gelişebilmek ancak bir gizilliğin ya da ilkenin, onun kendisinin yapmadığı ama ona verili bir tinsel özünün olmasıyla olanaklıdır. Eksiksizleşebilmek ilke ile bir olan ereği bütünüyle edimselleştirmektir. Buna göre kültür hiçbir zaman dingin olmayan ve hiçbir aşamasında dingin kalmaması gereken her zaman eksik bir süreçtir, ve yurttaş toplumuna özünlü eşitsizlik önceden varolan bir eşitliğin bozulması değil, ama insanın entellektüel, etik ve estetik eğitim sürecindeki kaçınılmaz eşitsizliklerin ve eksikliklerin anlatımıdır. İnsan ancak ereksel olarak, ancak bütünüyle gelişmiş olarak eşit olabilir, ve erek erişilebileceği için erektir. Rousseau insanı ve insanlığı indirgeyen Aydınlanmadan gelişimin iyiliksever despotizm yoluyla değil, ama ancak özgürlük yoluyla olabileceği vargısını çıkarmasında ayrılır. Aydınlanmanın insanı değersizleştiren kuşkucu bakış açısı ile karşıtlık içinde, Rousseau için insan özgür bir varlıktır, ve ancak özgür bir varlık olarak moral bir varlıktır: Neyin iyi, doğru, haklı, türeli ve gerçek olduğunu ona ancak kendi özsel doğası bildirebilir. — Aziz Yardımlı